<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>Kargimiz.Com - Köşe Yazıları için özet akışı..</title><link>http://www.kargimiz.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>ozanacar@kargimiz.com</webMaster><copyright></copyright><language>tr-TR</language><item><title>İNTERNET..</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-22-internet.html</link><description> İnternet iyi mi kötü mü? Gazi üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi Bilgisayar Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Halil İbrahim Bülbül vveeacute;vveeacute;internet bağlantısı olan her bilgisayarın kontrollü kullanılmadığı takdirde çocukların ve gençlerin ruh sağlığını bozmaya hazır potansiyel bir tehlike olduğunuvveeacute;vveeacute; söyledi.Yrd. Doç. Dr. Bülbül artık psikiyatri kliniklerinin uğraş alanına giren internet bağımlılığının içki sigara yeme bağımlılığı gibi olduğunu ve ciddiye alınması gerektiğini belirtti. Bülbül internet ortamında sohbet ve farklı kategorideki oyunların internet bağımlılığını tetikleyen faktörler olduğunu ifade ederek vveeacute;vveeacute;Yeni dünya düzeni çeşitli araçlarla insanı yalnızlaştırıyor kendisine ve topluma yabancılaştırıyor. İnternet dünyasının insanlığa kazandırdığı varsayılan vveeacute;sanal özgürlükvveeacute; ortamı ise bir maske işlevi görüyorvveeacute;vveeacute; dedi. Bilgisayar ve internetin insanların işlerini kolay ...</description><author>dicle</author><category>Okunma: 63</category><pubDate>03.May.2010 09:07:50</pubDate></item><item><title>KADINLAR GÜNÜ</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-21-kadinlar_gunu.html</link><description>and(this)' href='http://img691.imageshack.us/img691/9905/damlalarkadin.jpg' rel='nofollow' getparams='null'>and(this)' href='http://img691.imageshack.us/img691/9905/damlalarkadin.jpg' rel='nofollow' getparams='null'>and(this)' href='http://img691.imageshack.us/img691/9905/damlalarkadin.jpg' rel='nofollow' getparams='null'>BİR KADINBir kadın cocuktur aslında. Cocuk gibi davranmayı sever. Erkegin kendisine bir cocuga gösterdigi sefkati göstermesini de ister. Bir cocugu oksar gibi incitmekten korkarak oksamalidir erkek kadını.. Ama her kadın cocukca da olsa dinlenilmesini, dikkate alinmasini ister. Yani bir kadının cocukluk yapmasina izin vereceksiniz, ama asla onu bir cocuk olarak görmeyeceksiniz.Bir kadın güçlüdür aslında. Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasini sevmez. Ister ki erkegin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabilecegi seyleri bile erkegin yapmasini bekler. Böylece hem daha kadın oldugunu hissedecektir hem de erkeginin ne kada...</description><author>dicle</author><category>Okunma: 96</category><pubDate>08.Mar.2010 07:34:57</pubDate></item><item><title>Anadolu Kadını</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-20-anadolu_kadini.html</link><description>ANADOLU KADINI Ben Anadolu kadını Tarih yazan, devlet kuran Nice padişahlar, krallar doğdu karnımdan Nice alimler, nice zalimler Savaşalar çıktı benim yüzümden Kanlar aktı, canlar gitti. Ocaklar kurdum geleceğe Bir sıcak aş oldum. Duvarında taş oldum yuvamın Ben Anadolu kadını İzim vardır Ağrı dağı karında Kanım vardır ovadaki çakır dikeninde Terim vardır, tandırın hamurunda çeltiğin çamurunda. Erim vardır, uğruna baş koyduğum erim Ben acep onsuz niderim. Savaşta eşine mermi taşıyan Bir lokma, bir fistanla ömür boyu yaşayan Gün gelir kapı eşiğinde kesilir başım Dördüncü eş oldum 12-13 tü yaşım Ben Anadolu kadını. Kına kutsaldır benim için. Kızım kınalı, kuzum kınalıdır benim. Oğlumu kınayla gönderirim askere Kurbandır vatana, korusun canı pahasına Gazime kan, şehidime can veresim gelir O tabutun acısını ancak şehit anası bilir çukurovada ırgat sürü başında çoban Oğlan başın tacıdır kızı çok sevmez baban Ellerim kan içinde bamya, pamuk toplarken Dünayalar benim olur torunlarım hoplarken...</description><author>ozanacar</author><category>Okunma: 127</category><pubDate>06.Mar.2010 13:25:20</pubDate></item><item><title>YİTEN ZAMANIN EŞİĞİNDE..</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-19-yiten_zamanin_esiginde.html</link><description>Yiten Zamanın Eşiğinde * Yiten zamanın eşiğinde gökyüzü vardı pırıl pırıl,masmavi ve uzak, Sırtımda kırık hayallerin dayanılmaz ağırlığı,gökkuşağı ebrulisi çocukların. Ziynetsiz bir yakın zaman endişesi düşüncelerimi meçhule yollarken, Her biri birer nergis,birer çiğdem,birer gelincik çiçeğiydi kardelenlerim. *** Fakat serçenin kanadında bir telaş,uçsuz bucaksız maviliklerde, Hasretin yüzü ezelden sarıdır,yokluk ise yürekte soğuk bir bıçak yarası. Al götür diyorum çocuk,al şu mazmun bedenimden bir değil bin parça, Belki o zaman uçarsın sen de bilmediğin diyarlara,uzaklara,bulutlara . *** Oysa seninle var oluşun eşsiz tadını duyumsamıştım,katmerleşen gönlümde, Ve ayrılık gözyaşıyla eşti, nasıl da yakalamıştı bizi, bir sonbahar neftisinde. Gelip çalmıştı,yıkımlar içindeki,taş duvar,demir kapı, kör penceremizi, İşte o zaman masalı bölünmüş çocuklar gibi kırık oyuncaklaraydı hıçkırığım. *** Bir bilsen, acının rengi olsaydı,kurduğun düşler nasılda kanatıyor yaralarımı, Nasıl da uçurumlar ke...</description><author>dicle</author><category>Okunma: 52</category><pubDate>03.Mar.2010 19:16:26</pubDate></item><item><title>Karne,Aile ,Çocuk!</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-18-karne_aile_cocuk.html</link><description> Her eğitim döneminin sonunda ilköğretim ve orta öğretimdeki milyonlarca çocuk ve gencimiz karne alarak iki haftalık dinlenme sürecine girmektedir. Hak edilmiş bir tatile girerken, çocukların getirdiği karneye göre ailelerde olumlu veya olumsuz duygular yaşanmakta ve davranışlar sergilenmektedir. Temennim, aile büyüğü kıymetli anneler ve babalar çocuklarımıza ve gençlerimize profesyonel bakışla ve bilinçle yaklaşabilsin. Bilinmelidir ki, getirilen karne, yaşamın gerçek bir başarı ölçüsü olmadığı gibi asla sonu da değildir. Sevgili anneler, sevgili babalar, öncelikle kendinizi ve çocuğunuzu karneye hazırlayınız. Vereceğiniz olumlu veya olumsuz tepkilerde ölçülü olmaya çalışınız. çocuğunuzun, programlı ve kaliteli bir tatil geçirmesine olanak sağlayınız. En önemlisi de çocuklarınızın ve bugünlerinizin kıymetini çok iyi biliniz. Gelecekte, fotoğraflara bakarak dökeceğiniz gözyaşı, pişmanlıklarınızın değil, güzel mazinizin ve gururunuzun gözyaşı olsun. Alıce Chase’nin şiirinin tatilinize r...</description><author>dicle</author><category>Okunma: 211</category><pubDate>22.Oca.2010 02:17:28</pubDate></item><item><title>İnsan Ömrü !...</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-17-insan_omru_.html</link><description>Tanrı önce eşekleri yaratırken eşeğe demiş ki; Sana 60 yıl ömür veriyorum, ömrün boyunca itaat edeceksin, dayak yiyeceksin, sürekli çalışacaksın. Eşek demiş ki: 60 yıl ömür bana çok fazla, bunun 35 yılını kesin. 25 yıl bana yeter. Kabul edilmiş. Sonra sıra köpeğe gelmiş. Tanrı köpeğe demiş ki; Sana 30 yıl ömür veriyorum, her an sadık olacaksın, ne verirlerse yiyeceksin, evleri bekleyeceksin. Köpek demiş ki: 30 yıl ömür bana çok fazla, bana 15 yıl ömür yeter, 15 yılını kesin. Kabul edilmiş. Sıra maymuna gelmiş. Tanrı maymuna demiş ki; Sana 20 yıl ömür veriyorum, ömrün boyunca şaklabanlık yapacaksın, daldan dala atlayacaksın. Maymun da demiş ki: 20 yıl ömür bana çok fazla, 10 yılını kesin, bana 10 yıl yeter. Kabul edilmiş. Sıra insana gelmiş. Tanrı insana demiş ki; Sana 20 yıl ömür veriyorum, herşeyin sahibi sensin, herkes sana itaat edecek. İnsan demiş ki: 20 yıl ömür bana çok az. Şu 20 yıla eşeğin almadığı 35 yılı, köpeğin almadığı 15 yılı ve maymunun almadığı 10 yılı ekleyelim. Kabul ...</description><author>nurefsan</author><category>Okunma: 91</category><pubDate>22.Oca.2010 01:58:44</pubDate></item><item><title>Göz Çukuru..</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-16-goz_cukuru.html</link><description>Halinden yoksul olduğu anlaşılan bir adan,deniz kenarında oltayla balık tutuyordu.Tesadüfen oradan geçmekte olan ülkenin padişahı bu gariban adamla ilgilendi ve ona. -”Oltana ben burada iken ilk takılan şey ne olursa sana onun ağırlığınca altın vereceğim,” dedi. Biraz sonra oltaya takıla takıla ortası delik bir kemik takıldı.Hükümdar balıkçıya, -”Ne yapalım,şansın bu kadar,oltana ağır bir şey takılmadı” diyerek alıp sarayına götürdü. Saraya varınca adamlarına,balıkçıya elindeki kemiğin ağırlığınca altın vermelerini emretti.Kemiği terazinin kefesine koydular,öbür kefesine de altın koymaya başladılar.Beş,on ,yirmi,elli diyerek altınları koydular ama kemik yerinden oynamıyordu.Görünüşte dört beş altını zor tartar göründüğü halde,tahminlerin on milli üzerinde altın koydular kemik bana mısın demedi.Altını doldurmaya devam ettiler,terazinin kefesi doldu taştı ama kemik tarafı yerinden kımıldamıyordu.Bunda bir sır olduğunu anladılar. Bir bilgeyi çağırıp bu sırrın ne olduğunu sordular.Bilge ke...</description><author>dicle</author><category>Okunma: 37</category><pubDate>20.Oca.2010 09:12:13</pubDate></item><item><title>mutlaka bu itirafı okumalısınız..yüreğiniz yansa da!</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-15-mutlaka_bu_itirafi_okumalisiniz_yureginiz_yansa_da.html</link><description>(Yüreği dayanamayacaklar okumasın lutf.) body EC_smiley'>Sokak hayvanlari itlaf ekibi’ sefi belediye emeklisi, yeni hayvansever.yazdigi yazıyı aynen aktariyoruz ,adim yaşar berberoğlueski bir sabikalieski bir katileski bir katliam saniğiyim…(gerçek bir hayvanseverseniz aşağidaki yaziyi sonuna kadar okuyacak zamani kendinize mutlaka ayirmalisiniz)bir hafta kadar önce sizlere imdaaaat; diyerek gönderdiğim mesajda:………emekli bir memurum.. zeynepkamilde iki köpeğimi üsküdar belediyesi zehirlemek istiyor… bana yardım edin lütfen. onların öldürüleceklerini bilmenin çaresizliği içinde yüz kiloluk cüssemle sadece ağlayabiliyorum……….; diye yazmıştım..bir çok insan, özellikle mimar meral olcay hanım ve sokaktaki melekler ilgilendi. sağ olsunlar..oysa…oysa ben de eski bir üsküdar belediyesi çalışanı ve üsküdar belediyesinin maaşlı katiliydim.aşağıda yazacaklarım noktasına kadar gerçek olup asla bir kurgu ve hayal ürünü değildir.ister kızınister küfredinister gülün, gerçek bu…ibret olsun diye yazdı...</description><author>dicle</author><category>Okunma: 63</category><pubDate>16.Oca.2010 12:10:28</pubDate></item><item><title>Açılım mı? oda ne?</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-14-acilim_mi_oda_ne.html</link><description>Pkk lideri Abdullah öCALAN, kırsal bölgelerden ayaklanma başlatma ideolojisi kuramı kurucusu Mao’yu örnek almışbir terör örgütünün kurucusudur.Bir ülkede değişimi sağlamanın ve dediklerini yaptırmanın yolu o ülkenin orta sınıf burjuvazisini yanına almaktır. Peki, bu ahmak bunu yapmış mıdır? Hayır! Amacı bağ yapmak değil bağcıyı oyalamak olduğu için böyle davranmıştır. Türkiye’de ve dünyada orta sınıfı, küçük burjuvayı yanına almayan hiçbir siyasi hareket veya grup başarı sağlayamaz. Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da terör örgütünün başarılı olamamasının en önemli nedenlerinden birisi Türk ve Kürt orta sınıfının çocuklarını hedef alan terör olaylarıdır. Şehit edilen her bir öğretmen, sağlıkçı, imam, polis, subay, astsubay, er ve erbaş kimlerin çocuklarıdır? Türk ve Kürt orta sınıfının çocuklarıdır. Türkiye’de, ortada, merkezde olan; toplumun bu kalabalık sınıfı sağ veya soldan hangi partiye kayarsa o parti iktidara gelmektedir. Bu böyledir ve tarih boyunca da hep böyle olmuştur. .. Erkekler...</description><author>ozanacar</author><category>Okunma: 146</category><pubDate>15.Oca.2010 12:38:57</pubDate></item><item><title>sevgiye dair..</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-13-sevgiye_dair.html</link><description>‘’Sevgi her zaman karşılık görür, kin de.’’ diyor Dostoyevski. Büyük düşünürümüz Hz.Mevlana da ’’sevgi bilmekten doğar’’ diyor. ’’Sevgi birliğe, bencillik yalnızlığa götürür.’’ Demiş Schhiller de. Ve yazmak istediğim o kadar çok özlüsöz var ki sevgi üzerine, sevmek üzerine. Neden? diyeceksiniz. çünkü toplum olarak çok ihtiyacımız var bu cümlelere. Belki bir tanesini çekip alıverir beynimiz diye. Farkındaysanız sevmeyi unuttuk artık. En başta da insan sevgisini. Kavgalar, kırgınlıklar, hüsumetler, dedikodu ve daha birçok çirkinlik. Artık sevginin yerini bunlar almış. Ama bunlar mı yakışıyor insanaçok yüce bir duygu olan sevgi mi? İnsan, sevince ve sevilince insandır. Kainatta sevmek duygusunun bahşedildiği tek varlık insandır. Ama artık bizler, sadece insana tahsis ilen bu duyguyu taşıyamaz olduk. Komşuyla kavga, satıcıyla kavga, ailede kavga vs. Uzayıp gidiyor. Hayvanları sevmeyiz. Bitkilere de tahammülümüz yok. Nerede ‘’çimlere basmayınız ‘’ yazısı görsek inadına basarız, ormanları tu...</description><author>dicle</author><category>Okunma: 59</category><pubDate>11.Oca.2010 10:33:37</pubDate></item><item><title>Asıl teh kuş gribi değil puşt gribi</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-12-asil_teh_kus_gribi_degil_pust_gribi.html</link><description>Tüm dünyayı önce kuş, sonra domuz gribi korkusu sardı. Kuş gribi ile yatıyor, kabuslarımızda keneler tarafından ısırıldığımızı görüyor, domuz gribi ile uyanıyoruz. Tüm bu korkuların ve biyolojik saldırı mıdır, değil midir tartışmalarının arasında ise, insanın yaradılışı kadar eski ve o derecede yaygın bir hastalığı es geçiyoruz: Puşt gribi. Puşt gribi(Bir rivayete göre latince adı homo homini lupus), çok uzun kuluçka dönemi olan bir hastalık. Her insan bu hastalık mikrobunu doğuştan taşıyor ve hastalık yıllarca kendini belli etmeden kalabiliyor. Hastalığın kendini belli etmesinde pek çok etmenin rol oynadığı öne sürülse de, tüm uzmanlar İktidar, makam, şöhret ve paranın hastalığın kuluçka evresinden çıkmasında en önemli faktörler olduğunda hemfikir. Hastalığın her meslek grubundan, her toplum katmanından insanda görülebildiği yadsınamaz bir gerçek iken, politikacılar, devlet görevlileri, medya mensupları ve emrinde çalışanı olan tüm meslek mensupları en fazla risk altında çalışanlar ol...</description><author>nurefsan</author><category>Okunma: 54</category><pubDate>09.Oca.2010 02:02:07</pubDate></item><item><title>senden bir daha yok..</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-11-senden_bir_daha_yok.html</link><description>Gülümsemeyi asla unutma.Gözlerinin içi gülsün gülerken,Bakışların pırıl pırıl olsun ve her zamanNemli kalsın göz pınarların. Unutma kendini sevebilecek bir insan haline getirmeyiVe ondan sonra da kendini sevip kendine sarılmayı.Zamana güven, onun senin en büyük dostlarından biri olduğuna.çünküAcılarının ve felaketlerinin onun koynunda uyuyabileceğini unutma. Unutma…Başına gelenlerinin günün birindeKişisel tarihin ayrıntılarından biri olmaya mahkum olacağını unutma.Her çiçek sevgilin olsunHe sevgilin ise bir çiçek.Yeter kiSen gönlünü açık tut bütün güzelliklere. Yasalar, günahlar, yasaklar sen olduğun için vardır,Ve sen bir tane olduğun için şu koca dünyada. Gir günaha, çekinmeden çiğne, yasağı,Aydede’nin sihrini gönderdiği gecelerdeUyuyarak çalma hayatından saatlerini.Gecenin içinde yolculuğa çıkmayı unutma. İçinde hiç ölmeyecek bir gençlik virüsü yaratVe Kaç yaşında olursan ol,Her zaman yirmi beş yaşında kalman gerektiğini unutma.Asla taviz verme seni sen yapan yanlarından.Onurlu bir ...</description><author>dicle</author><category>Okunma: 42</category><pubDate>08.Oca.2010 09:35:19</pubDate></item><item><title>Hz. Yusufun atıldığı kuyunun resmi</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-10-hz_yusufun_atildigi_kuyunun_resmi.html</link><description>Bu soruların cevapları ve Kur'an'da geçen şahıs, mekan, kavim ve dinlerle ilgili bilgiler, Kur'ân-ı Kerim Atlası isimli kitapta bir araya geldi. Kitabı hazırlamak için 12 yıl emek sarf eden Prof. Dr. Ahmet Bedir, Türkiye, Mısır, Irak, Suudi Arabistan, Suriye, ürdün, Yemen, İsrail, Umman gibi ülkeleri adım adım dolaşmış, fotoğraflar çekmiş, haritalar hazırlamış. Aslan, kurt ve tilki, av aramak için dağa giderler. Nasiplerine bir dağ öküzü, keçi ve tavşan düşer. Aslan, kurttan hayvanları paylaştırmasını ister. Kurt, cömert davranır, Ey padişah, yaban öküzü senin payındır. Keçi, benimdir. Ey tilki sen de tavşanı al. der. Bu taksim üzerine celallenen aslan Ben buradayken sen 'biz ve sen mi diyorsun? deyip pençelerini kurda indirir. Taksim sırası tilkiye gelmiştir. Ancak tilki uyanıktır: Ey seçkin padişah der: Bu semiz öküz, kuşluk yemeğindir. Keçi öğle için yahni olur. Tavşan da sizin gece çerezinizdir. Aslanın Bu güzel taksimi kimden öğrendin? sorusunu ise şöyle cevaplar: Yerde yatan kurt...</description><author>nurefsan</author><category>Okunma: 217</category><pubDate>02.Oca.2010 23:59:36</pubDate></item><item><title>GERÇEK AŞK !...</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-9-gercek_ask_.html</link><description>Ey dostlar! Bu hikayeyi dinleyiniz. Hakikatte o bizim bu günkü halimizdir Bundan evvelki bir zamanda bir padişah vardı. O hem dünya, hem din saltanatına malikti. Padişah, bir gün hususi adamları ile av için hayvana binmiş, giderken ana caddede bir halayık gördü. O halayığın kölesi oldu. Can kuşu kafeste çırpınmaya başladı. Mal verdi o halayığı satın aldı.Onu alıp arzusuna nail oldu. Fakat kazara o halayık hastalandı. Birisinin eşeği varmış, fakat palanı yokmuş. Palanı ele geçirmiş, bu sefer eşeği kurt kapmış. Birisinin ibriği varmış, fakat suyu elde edememiş. Suyu bulunca da ibrik kırılmış! Padişah sağdan, soldan hekimler topladı. Dedi ki: “İkimizin hayatı da sizin elinizdedir. Benim hayatım bir şey değil, asıl canımın canı odur. Ben dertliyim, hastayım, dermanım o .Kim benim canıma derman ederse benim hazinemi, incimi ve mercanımı ( atiye ve ihsanımı) o aldı (demektir)”.Hepsi birden dediler ki: “Canımız feda edelim. Beraberce düşünüp beraberce tedavi edelim. Bizim her birimiz bir alem...</description><author>nurefsan</author><category>Okunma: 36</category><pubDate>02.Oca.2010 23:45:12</pubDate></item><item><title>SEN YAZMAYI KABUL EDERSEN BEN DE SÖYLERİM</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-8-sen_yazmayi_kabul_edersen_ben_de_soylerim.html</link><description>Mevlânâ, Konya’ya geldikten sonra Tebrizli Şems ve Kuyumcu Selahaddin adıyla bilinen iki önemli şahsiyetle yakın dostluk kurmuştu. önce Şems’in Konya’dan ayrılışı; ardından Selahaddin’in vefatı Mevlânâ’yı çok üzmüştü. Allah, çok geçmeden ona bir dost daha gönderdi. Bu kişi, çelebi Hüsameddin’di. Mesnevi’nin meydana gelmesine o vesile olacaktı. çelebi Hüsameddin, Konya medreselerinde hocalık yapıyordu. Mevlânâ’ya bağlandıktan sonra aralarında büyük bir yakınlık doğdu. Mevlânâ, o güne kadar gazel türü şiirler yazıyordu. Bunlar büyük bir kitabı dolduracak kadar çoğalmıştı. çelebi Hüsameddin, onun daha büyük bir eser yazacak duruma geldiğini hissetmişti. Bu konuda onu teşvik etmeyi düşünüyordu. Bir gün Konya’nın Meram bağlarında geziyorlar, Mevlânâ şiirler söylüyordu. çelebi Hüsameddin, tam zamanıdır, diyerek düşüncesini söyledi: - Efendim, dedi. Bugüne kadar gazel tarzında pek çok şiir söylediniz. Sizi sevenler, sizden yeni bir eser bekliyorlar. Böyle bir eser yazsanız da sizi sevenler, o...</description><author>nurefsan</author><category>Okunma: 36</category><pubDate>02.Oca.2010 23:41:28</pubDate></item><item><title>NURUNUZ AYN OLSUN..</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-7-nurunuz_ayn_olsun.html</link><description> Mevleviler birbirleriyle karşılaştıklarında sırayla söyle selamlaşırlardı:vveemiddot;Aşk olsun… vveemiddot;Aşkınız Cemal Olsun…vveemiddot;Cemaliniz Nur Olsun…vveemiddot; Nurunuz Ayn olsun…Mevlana insanları ikiye ayırıyor:vveemiddot;İnsan-ı Kamil...vveemiddot;Diğer İnsanlar… Mesnevideki hikayeleri Hidayet olarak algılamalıyız… Mesnevinin hikayeciliğinde ilham Kur’an-ı Kerim’dir… Semazenlerin Giydiği: vveemiddot;Elbise(Tennure):Nurdan bir elbiseyi temsil eder. vveemiddot;Kavuk(Baştaki):Mezar taşını temsil eder… vveemiddot;Hırka:Toprağı temsil eder… vveemiddot;Sema esnasında sol ayağın sabit kalması Ehli Sünnet yolunda devamlılığı temsil eder… vveemiddot;Semazen sağ ayakla çark atmanın her birinde Allah diyerek zikreder…...</description><author>nurefsan</author><category>Okunma: 55</category><pubDate>02.Oca.2010 23:20:13</pubDate></item><item><title>FARKINDA MISINIZ?</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-6-farkinda_misiniz.html</link><description>FARKINDA MISINIZ? İlkokul yıllarımdan beri hep çalışarak okudum. Hep çalıştım.öğretmen olduktan sonra hiç yaz tatili yapmadım. Tatil köylerine veya yöresine gitmedim. Kendi köyümde öğretmenlik yaptım, on beş yıl kendi tarlalarımda çeltik ektim. İnek besledim. Arıcılık yaptım. Cumartesi ve Pazar günleri ve tatillerde; küçük ev eşyaları, halı, kilim, kesim motoru, beyaz eşya,hatta traktör pazarlaması yaptım.İki müstakil evim, bir eski arabam var. Babamdan İstanbul’da bir daire, köyde 1/5 atmış dönüm bağ, bahçe ve çeltik tarlam var. .. Adam, basit bir maden mühendisi. Uyanıklık yapıyor.Devletin bulduğu madenin yerini öğreniyor. Ya da iş birlikçileri buna bildiriyor. Bekçisine, amirine memuruna para yediriyor. Aksi yönden madene girip orayı işletiyor.Vergi yok.Nasılsa? Bedava denecek fiyata SİGORTASIZ VE SENDİKASIZ çalışan çok. O kadarzenginliyor ki; Yapılan açık bir ihaledeSabancı Holding ’in elinden seramik fabrikasını alıyor. .. İşlettiği maden 19 işçiye mezar oluyor.Madenciler ölen ark...</description><author>ozanacar</author><category>Okunma: 66</category><pubDate>02.Oca.2010 12:54:02</pubDate></item><item><title>Boyabat Barajı!</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-5-boyabat_baraji.html</link><description>BOYABAT BARAJI Boyabat Barajı, proje çalışmalarına 1953 yılında başlanmıştır. çalışan işçilerinin emekli olduğu Türkiye’nin elektrik üretecek en büyük barajlarından birisidir. Tüm Türkiye elektriğinin % 10 ‘nunu karşılayacak olan Boyabat Barajı Baraj Gölü; Sinop, Samsun, çorum İllerinin köylerini kapsamaktadır. 2002 Yılında, Sayın Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanlığı ve Sayın Mesut Yılmaz’ın başbakanlığı döneminde temeli atılmış ve Doğuş İnşaat ve şirketler birliğinin kurduğu Boyabat Elektrik üretim Ltd Şti ‘ne yap -işlet-devret modeli ile verilmiştir. Daha sonra ürettiği elektriği satın alması için firma devletten garanti istemiştir.10 yıl baraja bir çivi bile çakmamış, hiç bir hükümet de bunun hesabını soramamıştır. 10 yıl boyunca Kızılırmak suyu boşa akmıştır. 2007 Yılı sonlarında baraj projesini Sabancı Holding sahiplenmek isteyince Doğuş Holding Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’na başvurup projeyi yeniden alel acele başlatmıştır. Fakat bu sefer EPDK işi sıkı tutmuş ve 54 aylık s...</description><author>ozanacar</author><category>Okunma: 157</category><pubDate>02.Oca.2010 12:44:02</pubDate></item><item><title>2010 böyle olsun…</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-4-2010_boyle_olsun….html</link><description>İnanarak… Herkes düşüncelerini korkmadan söylesin. Herkes geçmişin hesaplarını unutsun. Herkes ortak akılda buluşsun. Herkes arzuladığı huzuru bulsun. Herkes sevdiğiyle yaşamı paylaşsın. Herkes doğayı, hayvanları daha çok sevsin. Herkes yeni aşklar yaşasın. Herkes yalansız-dolansız dostluklar edinsin. 2010 böyle olsun… * * Arzulayarak… Her gün yeni düşler şaşansın. Her gün onurlu işler başarılsın. Her gün beklentiler gerçekleşsin. Her gün güvenle uyanılsın. Her gün ideallere yaklaşılsın. Her gün sağlıklı bebekler doğsun. Her gün anneler kahkaha atsın. 2010 böyle akıllarda kalsın. * * Coşkuyla… Her şey yaşama sarılmayı sağlasın. Her şey iyi geleceğin işareti olsun. Her şey sevgileri yüceltsin. Her şey yeni hayalleri yaratsın. Her şey yokluğu kaldırsın. Her şey kötülüğü, çirkinliği bitirsin. Her şey şeker tadında, rüya güzelliğinde iz bıraksın. 2010 böyle tarihleşsin… ** İçtenlikle… Yeni yılda savaşlar olmasın. Yeni yılda kimse kimseyi vurmasın. Yeni yılda hastalıklar yayılmasın. Yeni yı...</description><author>dicle</author><category>Okunma: 56</category><pubDate>01.Oca.2010 14:08:09</pubDate></item><item><title> MEVLANA OĞLUNA DER Kİ !</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-3-mevlana_ogluna_der_ki.html</link><description>MEVLANA OĞLUNA DERKİ“Bahaeddin! Eğer daima cennette olmak istersen,herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma!Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma!Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen,Fena söyleyici!Fena öğretici!Fena düşünceli olma!çünkü bir adamı dostlukla anarsan, daima sevinç içinde olursun.İşte o sevinç Cennetin ta kendisidir.Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan, daima üzüntü içinde olursun.İşte bu gam da cehennemin ta kendisidir.Dostlarını andığın vakit içinin bahçesi çiçeklenir,gül ve fesleğenlerle dolar.Düşmanları andığın vakit, için dikenler ve yılanlarla dolar,canin sıkılır, içine pejmürdelik gelir.Bütün peygamberler ve veliler, böyle yaptılar,içlerindeki karakteri dışarı vurdular.Halk onların bu güzel huyuna mağlup olup tutuldu,hepsi gönül hoşluğu ile onların ümmeti ve müridi oldular.”Mevlana oğluna der ki:Bahaeddin!Düşmanını sevmek, düşmanının da seni sevmesini istersen,kırk gün onun hayrını ve iy...</description><author>nurefsan</author><category>Okunma: 51</category><pubDate>31.Ara.2009 21:14:53</pubDate></item><item><title>* Gladio Türkiye'de neden dağıtılmadı? (Oral Çalışlar)</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-2-gladio_turkiye_de_neden_dagitilmadi_oral_calislar.html</link><description>12 Eylül 1980 askeri darbesinin özel Harp Dairesi tarafından yapıldığını belirten Oral çalışlar, Emekli generallerden Sabri Yirmibeşoğlu'nun, 6-7 Eylül 1955 tarihinde bir gazetenin kışkırtmasıyla gayrimüslimlere yönelik olarak örgütlenen vahşi saldırıyı “'özel Harp'ın güzel bir işi” diye tanımladığını anımsattı. özel Harp Dairesi'nin, 'olası bir komünist işgaline karşı sivil halkı örgütlemek' gerekçesiyle ABD tarafından kurdurulmuş olan bir yapı olduğunu ancak'komünist işgali' olasılığının ortadan kalkmasından sonra da varlığını sürdürdüğünü kaydeden çalışlar şunları yazdı:“(…)Günlerdir Türkiye 'Seferberlik Tetkik Kurulu'nu tartışıyor... (…)Sivil savcılar, kanuni yetkilerine rağmen bu subayların bürolarının olduğu binaya girmekte zorluk çekmişlerdi.(…)Dikkatlice incelememiz gereken birkaç soru var. Bütün Avrupa ülkelerinde dağıtılan Gladiolar, Türkiye'de neden dağıtılmadı? Bizdeki örgüt hangi yabancı ülkelerin, hangi emellerine karşı örgütleniyor? Bizim bildiğimiz kadarıyla, bu örgüt, ...</description><author>nurefsan</author><category>Okunma: 59</category><pubDate>30.Ara.2009 01:06:03</pubDate></item><item><title>hayatla röportaj</title><link>http://www.kargimiz.com/koseyazi-goster-1-hayatla_roportaj.html</link><description>Hayatla röportaj yaptığımı gördüm rüyamda.Benimle röportaj mı yapmak istiyorsun? diye sordu Hayat.Zamanın var mı? diye sordum.Gülümsedi ve ‘’Benim sonsuza kadar zamanım var.’’dedi.Ne sorular var yüreğinde?İnsanlarla ilgili en çok neye şaşırıyorsun?diye sordum.Hayat basladı anlatmaya:çocukluktan sıkılıp büyümek için acele ediyorlar, sonra yine çocuk olmanın özlemini duyuyorlar. Para kazanmak için sağlıklarını kaybediyorlar, sonra sağlıklarını kazanmak için paralarını kaybediyorlar. Gelecekle ilgili edişelenmaekten şimdiyi unutuyorlar. Sonra da ne şimdiyi ne geleceği yaşayabiliyorlar. Deneyim iyi bir öğretmendir diyorlar ama deneyimin faturasını ödemek istemiyorlar. Hayatlarını kazanmak için eğitim alıyorlar ama yaşam ustası olmayı bilmiyorlar. Bu nedenle de, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorlar, hiç yaşamamış gibi ölüyorlar.Hayat elimi tuttu sıkı sıkı.. Bir süre sessiz kaldık,birşey konuşmadık.Sonra derin bir nefes aldım. Ona, insanların neleri öğrenmelerini istediğini sordum.Hayat yanıtlad...</description><author>yavuz1934</author><category>Okunma: 162</category><pubDate>29.Ara.2009 16:22:35</pubDate></item></channel></rss>